Açıklamalar

8. KJK KURULTAYI - SONUÇ BİLDİRİSİ

 

 

 

 

 

             Basına ve kamuoyuna

 

KJK 8. Kurultayımız 2-6 Eylül 2017 tarihlerinde Medya Savunma Alanları’nda Kürdistan’ın tüm parçalarından ve yurtdışından, aralarında çok sayıda meclis eşbaşkanının da bulunduğu 115 delegenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Kurultayımız, Apocu paradigmayı kadının öz savunma çizgisiyle birleştiren Şehit Nalin Muş, Helin Murat, Şevin Garzan ve Nudem Nurhak şahsında bütün özgürlük mücadelesi şehitleri, başta Şehit Çiyager, Nucan Malatya, Zeryan ve Axin olmak üzere öz yönetim direnişi şehitleri ile büyük halk önderleri Mehmet Tunç, Pakize Nayır ve Asya Yüksel şahsında bütün özgürlük şehitlerimizin çizgisine bağlılık temelinde yürütülmüştür. “Faşizm ve Sömürgeciliğin Yenilgisi, Kadınların ve Halkların Özgürlüğüdür” dönem şiarıyla tamamlanan Kurultayımız, Önder Abdullah Öcalan’a karşı uygulanan mutlak tecridi ve İmralı işkence ve esaret sistemini parçalayacak yeni bir hamlesel devrim mücadelesinin startını vermiş, buna göre tarihi kararlara gitmiştir.

8. Kadın Özgürlük Kurultayımız, hem kadınlar hem Kürtler hem de dünya halkları açısından yüzyıllık gelişmelerin ve kazanım olanaklarının geliştiği bir süreçte gerçekleştirilmiştir. Mevcut gelişmeleri kapsamlı değerlendiren kurultayımız, yaşadığımız büyük mücadele ve direniş sürecini muhteşem sonuçlarla taçlandırma kararlılığını daha da yükseltmiştir.

KJK 8. Kurultayımız, Önder Abdullah Öcalan üzerinde mutlak tecridin uygulandığı, İmralı işkence ve esaret sisteminin yoğunlaştırıldığı bir süreçte toplanmıştır. Önder Abdullah Öcalan’ın İmralı’da faşizme ve soykırım kıskacına karşı yükselttiği tarihsel direnişin anlamını derinine hisseden kurultay bileşenimiz, Demokratik-Ekolojik-Kadın Özgürlükçü paradigmasını yaşamsallaştırmak ve İmralı Sistemi’ni parçalamak amacıyla önemli tartışmalar yürütüp güçlü kararlara ulaşmıştır. Kurultayımız “Sonda me ye: emê Tecrida İmralı Parçabikin. Reber APO Azad Bikin” sloganıyla yeni bir hamle sürecini başlatma kararı vermiştir. Başlatacağımız yeni hamle süreci sadece AKP faşizminin derinleştirdiği mutlak tecridi kırmayacak, aynı zamanda Önder Apo’nun fiziki esaretine de mutlaka son verecektir.

Kurultayımız, 21’inci yüzyılda derin bir kriz yaşayan erkek egemenlikli sistemin, varlığını güvence altına almak için dünya çapında kadına karşı yürüttüğü sistematik katliamı ve savaşı çok yönlü irdelemiştir. Bölgeden bölgeye biçimsel farklılıklar gösteren bu saldırıları evrensel kadın kırımı olarak isimlendiren kurultayımız, bu kırımın kadının özgürlük arayışı ve bilincinde yaşanan yükselişle aşılacağı tespitini yapmıştır. Dünyanın her yerinde kadınlar egemen erkek sistemin ideolojik ve yaşamsal saldırılarına, sömürüye, eşitsizliğe, cinsiyetçiliğe başkaldırıp, öz savunma ve öz örgütlülüğünü geliştirmektedir. 8. KJK Kurultayımız, geçen üç yıllık süreçte başta DAİŞ ve AKP olmak üzere kadın düşmanı faşist çete ve rejimlere karşı yükselttiğimiz direniş ve öncülük ettiğimiz alternatif sistem inşasının dünya kadınlarına büyük ilham ve güç verdiği hakikatine dayanarak dünya ve Ortadoğu kadın devrimlerinde Kürt kadınlarına tarihsel misyon ve öncü rol  biçmiştir. Hem ataerkil sistemin saldırı savaşını hem de kadınların artan özgürlük arayışını geniş bir çerçevede ele alan kurultayımızda KJK, 21. yüzyılı kadın devrim çağına dönüştürmek için öncülükteki iddia düzeyini daha da büyütmüştür.

Kurultayımız, Ortadoğu’da küresel hegemon güçlerle, ulus-devletçi statükocu güçlerle hareketimizin temsil ettiği Üçüncü Yol arasında kıyasıya bir mücadelenin yürütüldüğü bir dönemde gerçekleştirilmiştir. Tartışmalarımızda Ortadoğu’nun küresel hegemon güçlerce yeniden dizayn edilmesi amacıyla yürütülen Üçüncü Paylaşım Harbi’nin vekalet savaşından giderek bölgesel devletlerin ve uluslararası güçlerin doğrudan yürüttüğü bir savaşa dönüştüğü tespiti yapılmıştır. Özellikle Rojava ve Kuzey Suriye’de Demokratik Konfederalizmin yegane çözüm modeli olarak öne çıktığı, bütün Ortadoğu halklarında şimdiden büyük bir umut yarattığı vurgulanmıştır. Kurultayımız Ortadoğu’da yaşanmakta olan gelişmeleri, halklarda açığa çıkan umutları demokratik temelde örgütleme ve kurumlaştırma kararlılığıyla tartışmıştır.

8. KJK Kurultayı, Kürdistan’ın bütün parçalarında Kürt halkının yoğun saldırılarla karşı karşıya kaldığı ancak aynı zamanda özgürlüğünü sağlamak için tarihi bir direniş sergilediği bir dönemde gerçekleştirilmiştir. Türkiye ve Bakur’da AKP-MHP öncülüğündeki faşist devlet ve diktatör rejimin en temel direniş odağını oluşturan Kürt Özgürlük Hareketi ve her türlü muhalefeti tasfiye etmek amacıyla yürüttüğü soykırımcı savaşı ve buna karşı yükseltilen direnişi geniş bir çerçevede ele alınmıştır. Ulusal, bölgesel ve jeopolitik gelişmeleri değerlendiren Kurultayımız, bütün faşist yönelimlerine rağmen istediği sonucu sağlayamayan AKP’nin dağılma sürecinde olduğu tespitini yapmıştır. Kurultayımız, kadınların faşizme karşı direnişini selamlayıp mücadeleyi zaferle taçlandıracak olan anti-faşist kadın cephesini büyütüp geliştirme kararlılığına ulaşmıştır.

Kurultayımızın gerçekleştiği günlerde Rojhilat’ta Kürt halkı İran rejiminin katliam politikalarına karşı serhildana kalkmıştır. Bölgenin en eski devlet geleneğine sahip İran, statükoyu korumak için içte saldırıları yoğunlaştırıp dışta ise etki alanını genişletmeye çalışsa da, bütün gelişmeler demokratikleşmeye karşı direncini sürdürmesi halinde aşılacağını göstermektedir. Kurultayımız Banê’den yayılan serhildanı selamlayıp, Rojhilat ve İran’daki kadınların ve halkların arayışlarına çok yönlü örgütlemelerle cevap olma yaklaşımını geliştirmiştir.

Bir kadın devrimi olarak dünyanın dört bir yanında milyonlarca insana ilham ve umut veren Rojava demokratik sistem inşasını değerlendiren kurultayımız, son üç yıldır DAİŞ’e karşı kadın öncülüğünde yürütülen direnişin QSD güçlerinin başlattığı Rakka ve Dêrazor hamleleri ile birlikte zafere doğru ilerlediğini kaydetmiştir. Rojava ve Suriye’de DAİŞ’in yok edilmesiyle birlikte mücadelenin boyutlarının farklılaşacağına dikkat çeken kurultayımız, başta Kuzey Suriye olmak üzere bütün Kürdistan ve bölgede Demokratik Konfederalizmi hem halkların hem de kadınların asli sistemi olarak geliştirme kararlılığını büyütmüştür. Kurultayımız Suriye’de yaşayan tüm halklara mensup kadınlarda KJK’nin yarattığı umudu ve güveni özgürlükçü zihniyet temelinde örgütlemenin yaşamsal önemine dikkat çekmiştir. Bu temelde Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu inşasını selamlamıştır. Aynı zamanda Demokratik Ulus inşasının kişiliğini ve sistemini yaratma kararlılığını yükseltmiştir.

Başûr’da devam etmekte olan yapısal krizin toplumun bütün kesimleri üzerinde oldukça olumsuz etkiler yarattığını vurgulayan kurultayımız, son dönemde büyük artış gösteren kadın katliamlarını bu krizle bağlantılı olarak ele almıştır. Başûr’da yaşanmakta olan sistem krizinin ancak kadın öncülüğünde geliştirilecek demokratikleşme hamlesi ile aşılabileceğinin altını çizen 8. Kurultayımız, Başûr’da demokratik siyasetin gelişmesi ve demokratik ulusal birliğin sağlanması için kadın hareketinin öncülük pozisyonunu daha da pekiştirme ve kadınların arayışlarını daha güçlü toplumsal açılım ve örgütlemelere kavuşturma kararlılığına ulaşmıştır.

Kurultayımızın ele aldığı önemli bir konu da, Şengal’e yönelik 3 Ağustos soykırımı ve ardından gelişen süreç oldu. Şengalli kadınların YJŞ komutasında Rakka hamlesinde yer alarak DAİŞ’in burada esir tuttuğu Êzidi kadınları özgürleştirmesini tarihi bir özgürlük adımı olarak değerlendiren kurultayımız, DAİŞ’in elinde esir olan bütün kadın ve çocukları özgürleştirme kararlılığını tekrarlamıştır. Bununla birlikte başta Şengalli kadınlar olmak üzere Êzidi toplumunun öz savunma, öz örgütlülük ve öz yönetimini geliştirerek soykırıma cevap verme tutumunu en doğru yaklaşım olarak ele alan kurultayımız, Şengal Özerk Yönetim ilanını selamlamıştır.

8. KJK Kurultayımızın önemle üzerinde durduğu bir konu da, hem Kürdistan hem Ortadoğu hem de evrensel boyutta açılım düzeyimizin genişletilmesi ve demokratik kadın ittifaklarının sağlanması üzerinden özgürlük mücadelesinin ortaklaştırılması olmuştur. Kurultayımız bu çerçevede Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketinin hem Ortadoğu devriminin hem de kadın devriminin öncülüğü iddiasını büyütmüştür. Bununla birlikte başta Kürdistan ve Ortadoğu olmak üzere dünya çapında kırım düzeyine ulaşan kadın ve çocuk cinayetlerine son vermek için etkili bir düzeyde örgütlenerek mücadeleyi geliştirme kararlılığına ulaşmıştır.

21. yüzyıla partileşerek giriş yapan Kadın Özgürlük Hareketimiz, ulaşmış olduğu kararlılık düzeyini hayata geçirmek için Demokratik Ulus’un boyutları üzerinden KJK çatısı altında kadının konfederal sistem inşasını daha da sağlamlaştıracaktır. Eğitimden ekonomiye, toplumsal alandan siyasete, öz savunmadan diplomasiye; yaşamın bütün alanlarında jineolojî perspektifi ile örgütlenecek olan KJK, Demokratik Konfederalizmi toplumun ihtiyaçları temelinde daha güçlü bir tempoyla inşa etme kararlılığına ulaşmıştır. Bu kararlılık önünde engel olan, mücadeleyi geriye çeken orta sınıf anlayışı ve devrimin büyüyen görevlerine yanıt olmayan duruşlarla ideolojik mücadeleyi yükseltmeyi dönemin yakıcı görevlerinden biri olarak belirlemiştir.

Önder Apo’nun dediği gibi, “bütün göstergeler yeni uygarlığın şafak vaktinde kadın özgürlüğünün belirleyici rol oynayacağını ve tekrar ama daha üst düzeyde bir özgür kadın çağının yaşanabileceğini göstermektedir.” Kurultay tartışmalarımız, Demokratik Modernite çağının kadın uygarlık çağı olduğu hakikati temelinde kadın devrimi görevlerine odaklanmıştır. 21. yüzyılı kadın devrim çağına dönüştürmek için kuramda ve eylemde ciddi çıkışlar gerçekleştirme iddiasını yinelemiştir. Bu çıkışların başında; kadın devrimi kuramı ve eylemlerinin, kadın özgürlük çizgisinin mimarı olan Önder Apo üzerindeki mutlak tecridi aşıp, İmralı işkence ve esaret sistemine son vermeyi, faşizmi durdurmayı gören 8. KJK Kurultayımız bu temelde önemli görevleri kararlaştırmıştır.

Sonuç olarak, 8. KJK Kurultayımız, bütün parçalarda Kürt halkının özgürlüğünü sağlamak, Ortadoğu ve kadın devrimini gerçekleştirmek için koşulların her zamankinden daha fazla olgunlaştığı tespitinden hareketle tarihin akışını değiştirecek devrimsel mücadeleyi yükseltmeye kilitlenmiştir. Bu tarihsel sürecin yüklediği stratejik rolden hareketle bütün kadrolarını ve yerel kadrolarını; bütün kadınları, gençleri ve özgürlük özlemi olan herkesi hamlemize aktif katılmaya çağırmıştır. Nalinler, Helinler, Şevinlerin, Nudemlerin, Nujin’lerin çizgisinde özgürlüğün ve başarının her zamankinden daha yakın olduğu inancı ile halkımızı ve tüm kadınları selamlıyoruz. 8. Kurultayımız başta Önder Apo olmak üzere, özgürlük ve hakikat arayışındaki tüm kadınlara ve halklara kutlu olsun diyoruz.

 

 

13 Eylül 2017

 

KJK Koordinasyonu

KJK'DEN HAMLE BILDIRISI

HALKIMIZA VE KAMUOYUNA

 

Demokratik Konfederalizm Önderi Rêber Apo şahsında Kürdistan ve Ortadoğu halklarının direniş ve devrim değerlerine karşı geliştirilen uluslararası komplonun 19. Yıldönümünde tüm komplocu güçleri ve işbirlikçilerini nefretle kınıyoruz. Rêber Apo 19 yıldır İmralı adasında çok zor koşullarda bir siyasi rehine statüsünde tutuluyor. Yaşamının her anı ve en doğal ihtiyaçları kendisine ve Kürt halkına karşı bir tehdit unsuru olarak kullanılıyor. Buna rağmen halkların onurlu, adil ve güçlü barışına ve ortak özgür yaşamlarına dair ısrarını-inancını her zaman canlı tuttu. Bu onurlu duruşuyla hepimiz için umut, iddia, mücadele, zafer ve moral kaynağı olan Rêber Apo’yu özlemle, saygı ve minnettarlıkla selamlıyoruz. Uluslararası komployu boşa çıkarmak için komploya karşı mücadeleyi kesintisiz kılan başta Güneşimizi Karartamazsınız eylem şehitleri olmak üzere tüm kahraman şehitlerimizi gönül borcu ve saygıyla anıyoruz. 19 yıl boyunca başta Kürdistan’da olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde direnerek komployu boşa çıkaran ve özgürlük mücadelesini aralıksız sürdüren Kürt halkını ve dostlarını saygı ve sevgiyle selamlıyoruz.

Komploya karşı mücadelenin çok boyutlu sürdürüldüğü tarihi bir aşamadan geçiyoruz. Böyle bir dönemde KJK gerçekleştirdiği 8. Genel Kurultayıyla komplonun 19. Yıldönümünü mutlak tecridi parçalama ve Rêber Apo’nun fiziksel özgürlüğünü sağlama kararlılığı ile karşılıyor! Uluslararası komplo, Rêber Apo şahsında halklar kadar kadınların da özgürlük değerlerini, kültürünü ve mevzilerini hedefledi. KJK, bu gerçeğin bilinciyle, komplocu güçlerin Ortadoğu ve dünyadaki çıkarlarına ve hedeflerine göre yarattığı İmralı sistemini doğru okumanın ve boşa çıkarmanın mücadelesini her zamankinden daha güçlü yürütecektir. Bu temelde İmralı sistemini yenilgiye uğratacak alternatif siyaset, diplomasi, eylem ve örgütlülükleri geliştirmeye dair görevlerini 8. Genel Kurultayında kararlaştırmıştır.

Rêber Apo tarihi bir sorumluluk ve azami bir iradeyle İmralı’da 19 yıldır muazzam direnerek yaşıyor.  Rêber Apo, özel bir düzenlemesi, özel bir statüsü ve kendine has bir hukuku-hukuk dışılığı olan İmralı’ya Nato Gladiosunun operasyonuyla getirildi. Burada 19 yıldır ağırlaştırılmış-mutlak tecrit altında siyasi rehine statüsünde tutuluyor. Defalarca ayları bulan tecride maruz bırakıldı. Zehirleme girişiminde bulunuldu, bir kez zorla saçları kazıtıldı, ölümle tehdit edildi. Yaptığı konuşmalardan ötürü, özellikle savunmalarını yazdığı 2005-2010 yılları arasında 12 kez hücre cezası verildi. 2010’da yeri değiştirilerek nefes alıp vermesini ve uyumasını son derece zorlaştıran bir hücreye mahkûm edildi. 24 saat izleyen bir kamera sistemi olmasına rağmen sürekli mazgaldan bakılarak rahatsız edildi, psikolojik savaş yürütüldü. Birçok zaman gazete-dergi-kitap, bazen de kalem-defter verilmedi. TV-radyo dinleme hakkı uzun zaman elinden alındı. Aynı cezaevindeki diğer arkadaşlarıyla görüşmeleri kısıtlandı. 6 yıldır avukatlarıyla görüştürülmüyor. 11 Eylül 2016 tarihinde kardeşi Mehmet Öcalan’la gerçekleşen görüşmeden bugüne kadar kendisinden hiçbir haber alınamıyor. Ailesiyle, avukatlarıyla, örgütüyle ve halkıyla bağları tamamen ve hukuksuz bir şekilde, faşist bir rejimin tehlikeli politikaları altında kesilmiş durumda.

Tüm bu uygulamalar komplonun dördüncü aşaması olan ve Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kilit rol oynadığı Yeşil Komplo döneminin politikaları olarak geliştiriliyor. Önder Apo’nun Yeşil komplo olarak adlandırdığı dördüncü komplo döneminin kadın boyutundaki politikalarının ulaştığı vahşet düzeyini Türkiye toplumları her gün yaşamaktadır. AKP hükümeti döneminde Rêber Apo’nun ‘‘bu dönemde en çok kadının öz savunması önem taşıyor’’ öngörüsünü haklı çıkaran binlerce kadın katliamı yaşandı. Uluslararası komplonun Türkiye ve Ortadoğu toplumlarını hedeflediği hakikatinin de ispatı oluyor bu toplumsal kırım örnekleri. Yeşil komplo dönemi aynı zamanda kadının beyinsel, ruhsal, bedensel olarak öz savunmasını en güçlü geliştirmesi gereken bir süreçtir. AKP hükümetinin kadınlara yönelik yürüttüğü demografya, evlilik yoluyla kültürel soykırım, küçük kız çocuklarına tecavüz, köleleştirme politikaları yeşil komplo döneminin çok bilinçli politikalarındandır. Bu politikalar Kürtlerin nasıl büyük bir kültürel soykırım kıskacında olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda bu kırıma paralel Türkiye halklarına dayatılan toplumsal kırımın boyutlarını ifade ediyor. 19 yıllık komplo süreci bize sayısız örnekle gösterdi ki, uluslararası komplo sürecinde Kürtlere yönelik kültürel ve fiziki soykırım politikaları ile kadın ve çocuk kırım politikaları iç içe yürütülmüştür. Tecrit derinleştirildikçe kadın soykırımı da Kürt soykırımı da derinleştirilmiştir. Rêber Apo’nun tüm devrimci demokrat kesimlerden, gençlerden ve kadınlardan beklentisi her alanda, her zaman bu soykırımları durduracak zihinsel, örgütsel ve eylemsel gücü oluşturmamızdır. 8. KJK Genel Kurultayı bu ortak gücü oluşturmaya kilitlenen kararlara ulaştı.

Mevcut gelişmeler Rêber Apo şahsında Kürtlere ve tüm Ortadoğulu devrimci-demokrat güçlere karşı geliştirilen İmralı sisteminin son yıllarda neden bu denli derinleştirildiğini bizlere daha net anlatmıştır. Ortadoğu ve dünya çapında etkili bir düşünsel ve önderliksel güç olan Rêber Apo küresel emperyalist güçlerce susturulmak, etkisiz kılınmak isteniyor. İmralı’da mutlak tecrit altında tutulan Rêber Apo’ya yönelik uygulama, yaklaşım ve politikaların yoğunlaştırıldığı ve ağırlaştırıldığı süreçleri incelediğimizde şu sonuca ulaşıyoruz: ABD-İngiltere ve İsrail önderliğindeki küresel sistem ne zaman Ortadoğu’ya yönelik yeni politikalar belirlese, Kürt halkına yönelik siyasi ve fiziki soykırım uygulamalarını devreye koymaya hazırlansa önce Rêber Apo’ya yansıtıyor. Rêber Apo’nun Kürt halkına, Türkiyeli halklara ve Ortadoğu halklarına ulaşmasını, onlara öncülük yapmasını engelleyecek mekanizmaları devreye sokuyor. Görünürde Türkiye devleti-AKP hükümeti olsa da, İmralı sistemine dair politikaları belirleyen ve uygulayan ABD-İngiltere ve İsrail’dir. Ortadoğu’yu kendi çıkarlarına göre yeniden dizayn etmek isteyen ABD öncülüğündeki küresel hegemonik güçler, 21. Yüzyılda Ortadoğu’nun en güçlü dinamiklerinden olan Kürtleri kendi politikaları temelinde kullanabilmek amacıyla Rêber Apo’dan koparmayı amaçlıyorlar. Çünkü Rêber Apo Ortadoğu’nun 200-300 yıllık tüm toplumsal krizlerine olduğu kadar evrensel düzeyde yaşanan toplumsal krizlere de çözüm üretecek olan demokratik siyaset çizgisini geliştirdi. Demokratik modernite paradigmasıyla kapitalist moderniteye, demokratik konfederalizm ve demokratik ulus projeleriyle de ulus-devletçi ideolojilere alternatif çözümler üretti.

Bu çözümler özellikle Suriye’de emperyalist güçlerin başlattığı savaş sürecinde Ortadoğulu halkların ve demokrasi güçlerinin ilgi odağı ve çözüm umudu olmaya başladı. ABD, İngiltere ve İsrail gibi Ortadoğu’yu milliyetçilik ve ulus-devlet ideolojileriyle zehirleyip birbiri ile çatıştıran ve kendi çıkarlarını böyle garantiye alan güçler için Rêber Apo tehdit olarak görülmeye devam ediliyor. Yine Rêber Apo ne zaman Kürt sorununun çözümünde Türkiye devleti ile bir diyalog-müzakere süreci yaratsa ve çözüme yakınlaşsa NATO Gladiosu’nun komplosuyla karşı karşıya kalmaktadır. 2013 müzakere-çözüm sürecine karşı yeni bir Gladio komplosu devreye sokulmuş, çözüm engellenmiş ve Kürtler soykırım kıskacına alınmıştır. 9 Ekim1998 yılında başlatılan uluslararası komplo sürecini Kürtler yürüttükleri mücadeleyle sonuçsuz bıraktı. Bunun için NATO Gladiosu yeniden devreye girerek İmralı üzerindeki baskı ve tehdit politikalarını derinleştirmektedir. Bu komplocu güçleri durdurmanın ve İmralı tecridini kırmanın en etkili yolu Rêber Apo’nun demokratik ve özgürlükçü projelerini Ortadoğu devrimi ve kadın devrimi ufku ile yaşamsal kılmaktır.  

İmralı, Bizans İmparatorluğundan beri en üst devlet muhalefetlerinin tutulduğu ve nefes almak dahil yaşamın her anının bir işkenceye dönüştürüldüğü bir ada. Bu adada uluslararası emperyalist sisteme başkaldıran ve halklara özgür yaşam alternatifi sunan bir halk önderi ilk kez 19 yıl aralıksız özgür yaşam ve onurlu barış ilkelerinden taviz vermeden kalıyor. Rêber Apo’nun insan iradesinin olağanüstü bir örneğini sergilediği İmralı direnişi, yaşamın-ölümün ve özgürlüğün felsefi anlamını derinleştirmiştir. Önemli olan komplonun 19. yılında özgürlük aşığı ve mücadelecisi kadınlar olarak, bu derinleşmeyi anlamlandırmamız ve layıkıyla yaşamsal kılabilmemizdir. Bu temelde güçlü tartışma ve kararlaşmalar geliştiren KJK 8. Genel Kurulu, tüm kadınları, kadının ortak aklına, duygulu-sezgili zekâsına ve toplumsallığı yaratan kolektif enerjisine dayanarak İmralı’daki mutlak tecrit ve esaret koşullarını parçalayacak zihniyet, örgüt ve eylem gücünü geliştirmeye çağırmıştır. KJK sisteminde yer alan her halktan kadınları, demokrasiye, özgürlüğe ve adalete duyarlı, AKP faşizmine öfkeli tüm kadınları İmralı esaret ve mutlak tecrit sistemini parçalama onurunun ve sorumluluğunun bir parçası olmaya çağırıyoruz. İmralı’ya uyguladığı tecridi ve zulmü tüm Türkiye toplumuna giydirmeye çalışan AKP faşizmini yıkacak düşünce, örgüt ve eylemleri kadının ortak aklıyla geliştirmeye çağırıyoruz.

KJK 8. Genel kurultayı birçok alanda başlatılan Önderlik hamlelerini ‘‘Sonda me ye: Emê Pergala İmralı Parça bikin. Bi Rêber Apo re Azad bijîn!’’ sloganı ile güçlendirip ilerletme kararı almıştır. Kurultayımız Önderlik için başlatılan hamlenin üç aşamada geliştirilmesini planlamıştır. Birinci aşama 9 Ekim-25 Kasım tarihleri arasında yürütülecektir. KJK, İmralı tecrit ve esaret sistemini kırıncaya kadar tecritle mücadeleyi kesintisiz yükseltmeye odaklanacaktır. KJK, bu amaçla geliştirdiği hamleyi Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu toplumlarının demokrasiden, sosyalizmden, İslam’ın kültürel direniş geleneğinden yana olan tüm kesimleriyle diyalog ve ilişki içinde geliştirecektir. İmralı sistemiyle, Rêber Apo şahsında Ortadoğu’nun tüm tarihsel direniş ve demokrasi gelenekleri anlamsız kılınmak isteniyor. Bu nedenle demokrasi ve toplumsal direniş değerlerini savunan tüm güçleri, İmralı sistemini kırmayı hedefleyen bu hamleye aktif katılmaya çağırıyoruz. Rêber Apo artık Kürt kadınlarının olduğu kadar Rakka ve Minbic’de DAİŞ zulmünden kurtarılan ve özgürlük mücadelesine katılan Asuri-Süryan, Türkmen ve Arap kadınlarının da özgürlük önderidir. Dünyanın her yerinde ekolojik-demokratik konfederal ve kadın özgürlükçü düşünce ve örgütlenmeleri benimseyenlerin de doğal önderidir. KJK bu kesimlere ulaşmayı, hamleyi güçlendirecek ortaklıkları geliştirmeyi hedefleyecektir. Demokratik konfederal sistemin önderi Rêber Apo’yu 9 Ekim uluslararası komplo ile Ortadoğu’dan çıkaran komplocu güçlere kadınlar olarak cevabımız, Rêber Apo’yu dünyaya taşımak olacaktır. Bu temelde Kürdistanlı, Ortadoğulu kadınları, erkek egemenliğinin zulmüne karşı olan tüm dünya kadınlarını seferberlik atmosferinde bu hamleyi yürütmeye çağırıyoruz.

Demokratik toplumsal sistemimizi, konfederal kadın sistemimizi özgürlükçü ilkelerle inşa etme süreciyle Rêber Apo’yu esaret-tecrit ve beyaz ölüme mahkûm eden İmralı sistemini parçalamanın iç içe gelişeceğini bir an bile unutmadan hamle sürecine yükleneceğiz! Önderlik hamlesini güçlü geliştirmek demokratik toplum inşamızı, demokratik inşayı güçlü geliştirmek Önderlik hamlemizi güçlendirecektir. Bu temelde Kürt halkını ve tüm halkları, gençleri, aydın ve sanatçıları, emekçileri, sosyalistleri, demokratları, ekolojistleri, feministleri, anarşistleri, kültürel İslamcıları ve demokratik-özgür bir yaşamdan, onurlu bir barıştan yana olan tüm toplumsal kesimleri, bireyleri bu hamleye güçlü katılmaya çağırıyoruz. İmralı mutlak tecrit ve esaret sistemini hep beraber parçalayacağımız yaratıcı tarzı ve tempoyu oluşturalım diyoruz.  

Uluslararası komploya yenilmeyen ve özgürlük mücadelesini büyük bedellerle ve fedakârlıklarla sürdüren halklar ve kadınlar; İmralı’ya mutlak tecridi ve yeşil komployu uygulayan AKP faşizmini de yenecektir. Bunun için kadının ve kadın öncülüğünde halkların özgürlük dinamiklerini örgütleyelim, eyleme geçirelim ve kadın sinerjisi yaratalım! Rêber Apo’nun demokratik modernite paradigması temelinde sunduğu halkların demokratik konfederalizmi, demokratik ulus, kadın özgürlük ideolojisi ve jineolojîyle İmralı tecrit ve esaret sistemini yıkabiliriz!. ‘‘Toplum, halklar özgürleşirse hepimiz özgürleşiriz, o zaman ben de özgürleşmiş olurum’’ diyen Rêber Apo’nun ‘‘24 saat benimle yaşayın’’  formülü, Rêber Apo ile yeniden kavuşmanın ve yaşamanın sırrıdır. Bu inanç ve iddiayla özgürlük mücadelesine kilitleneceğiz!  

KJK, 8. Kurultayımızın ‘‘Sonda me ye: Emê Pergala İmralı Parça bikin. Bi Rêber Apo re Azad bijîn!’’ sloganı ile başlatma kararı aldığı İmralı Mutlak Tecrit ve Esaret Sistemine son verme hamlesiyle yetersiz yoldaşlığı aşacaktır. Kadınların ve halkların özgürlük mevzilerinin ve değerlerinin kalıcılaşması için İmralı esaret ve tecrit sisteminin yıkılması şarttır. Kadınların ve halkların özgür yaşamı ve onurlu barışı için yaşamını ortaya koyan bir halk önderine karşı hepimizin bir vefa borcu vardır. Şimdi bunu ödeme zamanıdır. ‘‘Herkesin derdi halk olmalı. Ben burada bu koşullarıma rağmen, bu sağlıksız vücuduma rağmen bütün ruhumla, bütün hücrelerimle kendimi halkıma adamışım. Ben tek başına kalsam da Kürt halkının hakkını hiç kimseye yedirmeyeceğim’’ sözlerindeki direniş ve kararlılık ruhu bizim için bu tarihi sürecin görevlerini başarmanın anahtarıdır. Ahlaki ve vicdanlı yaşamak için İmralı sisteminin irademizi, onurumuzu, aşkımızı ve özgürlüğümüzü esir etmesine, rehin tutmasına son vereceğiz!

KAHROLSUN ULUSLARARASI KOMPLOCU GÜÇLER!

İMRALI SİSTEMİNİ AKP FAŞİZMİNİN BAŞINA YIKACAĞIZ!

YAŞASIN HALKLARIN ONURLU BARIŞ VE ÖZGÜR YAŞAM MÜCADELESİ!

YAŞASIN DEMOKRATİK KONFEDERALİZM ÖNDERİ RÊBER APO!

 

KJK KOORDİNASYONU

 

20.09.2017

KADINLARA, HALKIMIZA VE DEMOKRATİK KAMUOYUNA

PAJK KOORDİNASYONU

Kürdistan Kadın Özgürlük Partimiz (PAJK), tarihsel gelişmelerin yaşandığı böylesine kritik bir süreçte Kürdistan ve yurt dışından yeterli sayıda delege bileşimiyle toplanarak 9. Kongresini başarıyla gerçekleştirmiştir. Kongremiz, başta Kobani, Rojava, Şengal olmak üzere  soykırım saldırılarına ve faşist-gerici erkek egemen vahşetine karşılık hiçbir geri adım atmadan özgürlükte kararlaşma ve zaferi kesinleştirme kongresi olmuştur. Arin Mirkan yoldaş şahsında direniş ruhunun damgasını vurduğu kongremiz, Kobani’de olduğu gibi savaşan halk gerçeğine bağlı kalınarak Demokratik Özgür Kürdistan Önderliği çizgisi temelinde Ortadoğu’da kadın özgürlük devrimini gerçekleştirmenin stratejik ve taktik esaslarını belirlemiştir. Kadınların özgürlük sorunun çözümü, demokratik ulusun inşası ve savunulması gündemleri kapsamlı tartışılarak kadın özgürlük mücadelemiz ve halkımız açısından büyük bir kararlaşma kongresi olmuştur. 

Devamını oku...

2017 newrozu kadınların öncülüğünde önderliğin ve halkların özgürlüğü olacaktır

 

 

Newroz direniş, isyan, başkaldırı ve halkların özgürlük bayramıdır. Newroz aynı zamanda Kürt halkının yeni yılının başlangıcıdır. Kürt halkının yeni yılı kutlu olsun. Bu vesileyle bu yeni yılı ve Newroz bayramını başta önder  APO’ya,  Ortadoğu halklarına Kürt halkına ve kadınlara kutlu olsun diyoruz. 

Newroz ateşi demirci kawanın örsünden çıkan kıvılcım ve zalim despot Dehakları yenmenin ondan kurtulmanın müjdesidir. Demirci Kawa şahsında Kürtlerin öncülüğünde nasıl ki zülme karşı özgürlük mücadelesi verilerek Ortadoğulu halklara özgürlük getirmiş ise PKK de 40 yıllık mücadelesi ile Ortadoğulu halklara öncülük yaparak özgürlük mücadelesini vermektedir. Özellikle de ateş ile destanlaşan, abideleşen şehitler gerçeği newrozun daha da güçlü mesajlara ulaşmasına vesile olmuştur. Bu esasta Newroz ateşi Çağdaş Kawa Mazlum Doğandan Zekiye alkanlara, Rahşanlardan Berivan ve ronahilere, Semalarla yüceleşen bu yakıcı mesajları halkımız almış ve bu esasta yüzünü ülkeye vermiş özgürlüğü solumuş ve gerçek onurlu yaşama dönmüştür. Böylece Newroz ateşi halklarda ve kadınlarda özgürlük umudu ve ilhamını yeşertmiştir.

Zamanın Dehakları olarak ortaya çıkan DAİŞ insanların yüreğine korku salarak gerçekleştirdikleri vahşetle Ortadoğu ve dünyanın başına bela olurken bunun karşısında hiçbir güç duramazken rojava devrimi şahsında Newroz ruhu ile ortaya konulan mücadele ile dünyanın başına bela olan DAİŞ çetelerini yenilgiye uğratmıştır. Newrozun direniş ruhu ile yarattığı öncülük ile Ortadoğu halklarında yeniden doğuşu sembolize etmiştir. Ortadoğunun tarihi mirası adeta yeniden can bulmuş ve dünya halklarına umut ve ilham olmuştur. Çünkü Newroz halkların kardeşleşmesi ve ortak değerlerini koruma zalimlere karşı el ele savaşmanın adıdır. Bugün yaratılan bu birliktelik Bakurda HBDH olurken Rojavada kuzey Suriye federasyonu olmuştur. Ve halkların birleşik devrimi daha da doğacak yeni örgütlemelerle bir arada yaşamanın ve ortak mücadele etmenin zeminini yaratmıştır.

Newroz ruhunu en çok ateşin kıymetini bilen ve ateşin öğretileriyle yetişen şengalilerde görebiliriz. Bugünlerde yine zalim dehakların fermanını yanıbaşında yaşayan bu inançlı halkımız zalimlere gereken cevapları veriyor ve vermeye devam edecektir. Daha düne kadar içte yaşanan ihanet sonucunda tıpkı cahiliye döneminde olduğu gibi kadınlarının köle pazarlarında nasıl satıldığının, yurdundan edinmenin acısını yaşayan bu halkımız bugün örgütlü mücadelesi ile bu zülme hazırlıksız değildir. Onun için Kürtlük adına çıkanların ama esasta dehakların işbirlikçisi olan bu sahte yüzleri hepimizden daha çok tanık olmuş ve bunun öfkesini yürekten hissetmişlerdir. Onun için Nazelerin canı pahasına da olsa sokağa çıkarak, kendilerini dozerlerin kepçeleri arasına koyarak  bu son saldırıları yürekten kınamışlar ve bu saldırılara bir kalkan olmuşlardır. Bu direniş geleneğini daha da büyüterek kendi yaratım ve kazanımlarını yüreğinden akan özgürlük ateşi ile koruyacaklardır. Üstelik şengal halkının yalnız olmadıklarını bilmeleri gerekir. Sergileyeceği direnişi tıpkı kobani gibi dünyaya mal olacağından kesinlikle eminiz. Çünkü şengal fermanları bütün insanlığın yaralarıdır. Ve aynı zamanda şengal direnişi bütün devrimci ve özgülük savaşçılarının onur mücadelesidir.

Bakurê Kürdistan’da geliştirilen tüm saldırılara rağmen Cizrede Surda Nusaybinde verilen destansı direnişin ruhunu newrozlaştırarak yeni günlere akıtarak sergilenen yüce direniş sahiplenilecektir. Dehaklar ancak destansı direnişlerle alt edilebilinir. korkusuz bir kahramanlıkla üzerine üzerine giderek yüreklerine korku salarak ancak tarihte silinebilinir. Onların bütün saraylarına saltanatlarına rağmen yarattıkları korku imparatorluğunun bütün tedbirlerine rağmen tıpkı Kawa gibi gerekirse sadece elimize balyozu alarak ama yürekten gelen özgürlük tutkusu bu zülmün kalelerinin üzerine üzerine gideceğiz. Dehakların bu direniş karşısında yıkılmaktan ve hazin sonlarını görmekten başka çareleri yoktur.

Pajk olarak newroza direniş ruhuyla bu yılı elde ettiğimiz kazanımları koruyarak “özgür önderlik özerk kürdistan” şiarı temelinde önderliğimizin özgürlüğüne odaklı mücadelemizi zirveye taşıracağımıza ve kürdistanın tüm parçalarını özerklik temelinde özgürleştirilmesi için ne gerekiyorsa onu yapacağımızın sözünü yineliyoruz. Kürdistanda yanan devrim ateşi newroz ateşinin yakıcılığıdır. Bu ateş acılarımızla harlanmış ama harlandıkça bize cesaret güç, moral ve umut vermiştir. Bu esasta Ari halklarının kürdistanda dağların doruklarında ve dünyada newroz ateşi büyük bir inatla umutla yanmaya devam edecektir.

Bu yılın Newrozuna katılmak Dehaklara meydan okumaktır. Sindirdiğim dediği anda bütün heybetiyle “ben varım” demek en çok kadınların öncülüğüne yakışmaktadır.  Bu esasta tıpkı 8 martta olduğu gibi tüm kadınların rengarenk elbiselerini kuşanarak meydanlara çıkacağına özgürlük zılgıtlarıyla yeri göğü inleteceklerine ve yüreklerinden kopan özgürlük sloganlarını haykıracaklarına inanıyoruz. Newrozlaşan halk gerçekliğini en çok bugünlerde dosta ve düşmana göstermek gerekir. Tekrardan büyük direniş günü Newrozu kutluyor, Kawaların mazlumların Zekiyelerin ve Semalların ardılları olarak mücadelenin tüm mevzilerinde mücadelesini geliştiren tüm devrimci demokrat ve özgürlük savaşçılarının newroz bayramını kutluyor ve başarılar diliyoruz.

PAJK KOORDİNASYONU.

 

 

KASIM AYI PERSPEKTİFİ

PAJK KOORDİNASYONU

Sonbaharın kendini hissettiren rüzgarlarıyla Kasım ayına girerken, içimizi ısıtan ve kanımızı donduran gelişmelerle karşı karşıyayız. Tarihin an’da somutlaştığı beş bin yıllık egemenlikli sistem kaynaklı toplumsal sorunların, düğümlerinin çözümlendiği demleri yaşıyoruz.

Devamını oku...

KJB

Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah Öcalan’ın yeni bir örgütlenme modeli olarak kadının gündemine koyduğu Yekitiya Jinen Azad ( YJA-Özgür Kadın Birlikleri) örgütlenmesi gerçekleşen 1. KJB kadın özgürlük kurultayında ortaya çıkan sonuçlar temelinde oluşturuldu...

YJA

YJA (Yekitiya Jina Azad) 20-24 Haziran tarihleri arasında Medya Savunma Alanlarında 100 delegenin katılımıyla 2. Konferansını gerçekleştirdi. ‘Azadiya Reber APO Azadiya Jine ye’ şiarı altında gerçekleşen Konferans, Kürdistan’da silahlara karşı taş...

YJA-Star

Kürdistan kadın özgürlük hareketinin meşru savunma gücü olarak tanımlanan YJA STAR (Yekiniya Jinên Azad-Star), kadının meşru savunma temelinde örgütlenmiş ve teknik olarak donanmış askeri bir yapılanma. Kürdistan meşru savunma gücü olan Halk Savunma Güçleri...

© 2017 PAJK Partiya Azadiya Jin a Kurdistan