PAJK KİMLİĞİYLE PARTİLEŞMEK ÖNDERLİK ÇİZGİSİNDE BÜTÜNLEŞMEK VE DERİNLEŞMEKTİR

Kategori: Değerlendirme
Çarşamba, 03 Aralık 2014 tarihinde oluşturuldu

Elif RONAHİ

Neden kadın partisi? 5000 yıllık erkek egemenlikli sistemin yarattığı kapitalist moderniteyi aşmak ve demokratik moderniteyi geliştirip yaşamsal kılmaktır. Ortadoğu’da kadının yaşadığı mutlak kölelik durumunu aşmak ancak kadın kurtuluş ideolojisine dayalı partileşmeyle mümkündür. Neolitik devrimden beslenerek gelişen Sümer mitolojisinden itibaren din, felsefe ve bilimle ilerleyen ideolojik kimlikler ve temsil ettikleri değerler, günümüzde bir çözülüş sürecinin son evresini yaşamaktadırlar. Bu durum aynı zamanda yeni ideolojik kimlik arayışını da en üst aşamaya ulaştırmaktadır. Bu arayış sürecinde bir bilinç çarpıtması da yaşanmaktadır.

Kimi kesimler yüzyılımızı ideolojilerin anlamsızlaştığı bir çağ olarak tanımlarken, kimileri aşılmış ve çağa cevap vermeyen klasik ideolojik yaklaşımlarla bir tekrar durumunu yaşamakta, kimileri ise işin özüne dokunmadan ve salt biçimsel değişiklerle ömürlerini biraz daha uzatmaya çalışmaktadırlar. Sorunun özü, ideolojilerin anlamsızlaşmasından öteye mevcut ideolojilerin, toplumun ihtiyacını karşılamamasından ve yeni ideolojik kimliğin de doğru ve yetkince tanımlanmamış olmasından kaynağını almaktadır. Oysaki yeni doğuş için gereken teknik ve ideolojik tüm koşullar her zamankinden daha fazla elverişlidir. Dolayısıyla yapılması gereken ilk iş, zihniyet ve ruh dünyasında Ortadoğu gerçekliği içinde kadın renginde yeni bir özgürlüksel çıkışı gerçekleştirebilmektir. Bu çıkış Ortadoğu Rönesans’ı olacaktır. Ortadoğu’da kültürel, sosyal, siyasal devrim yani tümden demokratikleşme ancak kadınla sağlanabilir. Kürdistan Kadın Özgürlük Partisi olarak, tüm devletçi, iktidarcı, baskıcı toplum gerçeğini değiştirebilecek, bilimsel sosyalizm ışığında yeni ideolojik kimliği demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü toplum paradigması olarak tanımlıyoruz.

Partimizin yeni yaşam arayışlarının ilke ve programını belirleme ve diğer alanlara yayma amacı, aynı zamanda tarihsel direniş kültürünün devamlılığını sağlama girişimidir. Cadılıkla itham edildiği halde tanrıçalığı yaşatmaya çalışan kadınlar, kendini sistemden koruyan ve ona karşı bir duruş yaratmaya çalışan Azizeler de dikkate alındığında, bu kültür devamlılığının, özgür kadın kimliğini yaratma açısından aydınlatıcı role sahip olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. Kadın eksenli demokrasinin ilkeleri ve esaslarını geliştirme hedefiyle tarihsel ve güncel değerleri buluşturan partimiz, yeni bir yaşam anlayışının da Ortadoğu’daki öncülüğünü yapmayı esas alır. Kadın eksenli komünal değerlerin demokratik sisteme dönüşümünü amaçlayan bu proje, kadınların ve tüm insanlığın sorunlarını çözmeyi amaçlayan, öz yönetim ve öz örgütlenmeye dayanan bir projedir. Toplumsallaşma insanlığın var olmasını sağlayan temel bir güçtür. Aksi takdirde, barınma, yiyecek, güvenlik sorunları karşısında insanın kendisini koruması mümkün olamazdı. Elbette ki, doğal toplum koşullarını aşmış olan insanlığın, doğal toplumla birebir aynı örgütlenmeye geçmesi söz konusu olamaz. Ancak, insanlığın birey ve toplum arasındaki optimal dengeyle yaratıcı ve verimli bir düzeye gelebildiği, insan olmanın doğasını da bu biçimde koruyabildiği göz önüne getirildiğinde, temel ilkelerine sadık kalmanın önemi açığa çıkar. Komünal toplum, bireyi topluma, toplumu bireye, iradesini ve varlığını korumak için kenetler. Kadın kimliği etrafında şekillenen bu yaşam tarzı, duygu ve üretim bağlarıyla ortak değerleri oluşturur. Günümüz insanlık sorunlarına bakıldığında, bu dengenin bozulması ile bağlantılarını bulmak zor değildir. Gücün toplumsallaşma ve bireyin özgür iradesini geliştirme üzerinden değil, egemenlik koşulları üzerinden yaratılması, savaş, şiddet, kimliksizlik, baskı katliam vb. kültürünün kaynağı olmaktadır. Günümüzde biçimi oldukça değişmiş olsa da insanlığın yine temel ihtiyaçları güvenlik, ekonomi, yerleşim, eşitlik ve özgürlük koşullarında yaşamak olduğundan, toplumsal ahlakın, özgünlüklerin korunması üzerinden ortaklaşma, karşılıklı tamamlayıcılık, kolektif üretim ve tüketim alanlarının oluşturulması, öz savunma ve doğrudan demokrasi gibi ilkelere dayanması, dünyamızı tahrip eden ataerkil sisteme karşı da alternatif, özgür yaşamın esası olmaktadır. Bu sebeple, kadın eksenli yaşam anlayışının ideolojik merkezi olan PAJK, öncelikli olarak kadının kendini bulma arayışındaki dinamiklerini tanımlamak, ideolojik alt yapıyı hazırlamak kadar, mücadele araç ve ilkelerini de belirler ve doğrultu kazandırır.

Ortadoğu kadın gerçeğinin dönüşümünü sağlamak için, özgür kadın kimliğinin kişiliklerde somutlaşarak, yaşama işlemesi önemlidir. Sistemleri ve toplumsal modelleri canlı kılan içindeki bireylerdir. İdeolojik yapıların gücü ne olursa olsun bireylerin, yaşam anlayışında, tarzında, ilişkilerinde, yani bir bütün duruşunda ifade bulamazsa, gerçekleşme şansı olamaz. Bununla bağlantılı yola çıkarsak, PAJK zemini aynı zamanda özgür ve iradeli bireyleri yaratma zeminidir. Kadro politikasını düşünen, konuşan, eyleme geçen, karar ve uygulamalarda irade sahibi olan ve kadın eksenli yaşamı ilke edinen kadro anlayışına oturtur. Başlıca ilkeleri,

1-Doğduğu toprakları sevmek ve yaşamak

2-Özgür düşünce ve özgür iradeyle yaşama katılmak

3-Toplumun her sahasında ve her koşulda örgütlenmeyi esas almak

4-Mücadele etmek ve süreklileştirmek

5- Ruhsal, düşünsel ve fiziksel tüm açılardan yaşamın estetikle sıkı ilişkisini kurar.

Yine bu ilkelere dayalı dört stratejik projesi de önemlidir. Birincisi; kopuş teorisi, ikincisi; erkeği değiştirme projesi, üçüncüsü;  toplumsal sözleşme, dördüncüsü; özgür yaşam projesidir. Bu projeleri yaşamsal kılmak da partileşmekle mümkündür.

Tanrıça, Melek, Afrodit üçlüsünde formüle edilen özgür kadın kimliği, özgür yaşam gerçeğini ortaya çıkarabilecek kadın kimliğine atılmış yeni bir adım, yeni bir düzeydir. Özgür kadın kimliğini, tarihin gizli derinliklerinden çıkarıp günümüze taşımanın ve özgür kimliğini bulmuş kadın ile yeni bir toplumsal sistem yaratmanın formülüdür. Kuşkusuz özgürlüğü sadece bir toplumsal yaşam düzeyi olarak ele alamayacağımız gibi, salt kişisel gerçekleşme olgusu olarak da ele alamayız. Birbirini koşullayan olgulardır. Ancak kendi öz kimliğine kavuşmuş bir kadın kişiliğini oluşturmadan ne özgürleşmiş bireyi ne de özgür bir toplumu yaratmak mümkün olmaktadır. Günümüz realitesi içerisinde bütün kadınların bir anda özgürleşmesi mümkün olamayacaktır. İlk önce toplumdaki kadını özgürlükle tanıştıracak, cins bilinci verecek, aydınlatacak ve mücadeleye kaldıracak kadın özgürlük militanını ya da kadrosunu oluşturmak gerekmektedir. Bu temelde Önderliğimizin mitolojik tanımlamalarla belirlediği üç kadın tipini (Tanrıça, Melek, Afrodit) değer sıralamasına koyup kategorize etmeksizin ele almak ve kadın özgürlük kadrosunu geliştirmek gerekmektedir. Yaşama dayanan ideolojik kimlik bir toplumun karakterini belirleyen temel olgudur. İdeolojik varlık kazanma süreci tarihsel bellek ve geleceğe ilişkin tasarımların senteziyle gelişir. Bir sistemin aşılarak yeni bir sistemin gelişmesinin ön koşulu ideolojik kimliğin doğuşuyla bağlantılıdır. Bu yönüyle ideolojik kimliği tarlaya atılan tohumlarla benzeştirmek mümkündür. Nasıl ki tohum olmadan tarlada ürün yetişmezse, ideolojik kimlik olmadan da yeni bir toplumsal doğuş gerçekleşemez.

Kürt kadının özgürlük mücadelesi dün olduğu gibi bugün de bilimsel sosyalizm temelinde bu ideolojik çizgiye göre kaos aralığından çıkışa öncülük yapabilecek kadar önemli bir düzeye sahiptir. Kürt toplumundaki kadın, yoğun baskı, sömürülme ve kuşatılmışlık içinde olsa da öz değerlerine tümden yabancılaşmamıştır ve neolitiğin izlerini silik de olsa hala taşımaktadır. Kürt kadını, 20. yy’ın son çeyreğinde Kürt halkı için bir milat olan PKK’nin doğuşuyla özgürlük mücadelesinde yerini alarak, irade, bilinç, güç, güven, birikim ve güçlü mücadele deneyimine sahiptir. Önder APO’nun yeni paradigması temelinde Kürt kadını, fedakar, özverili, onuruna, özgürlüğüne düşkün, şehitler gerçeğine ve azımsanmayacak kadrosal güce, yine direngen halk gerçeğine sahip olması itibariyle, erkek damgalı ideolojik kimlikler karşısında Kadın Kurtuluş İdeolojisi temelinde topluma yeni bir ideolojik çıkışı yaptırmaya en güçlü adaydır. İdeolojik kimliğin örgütlenme ismi olan PAJK, kadının duygu yüklü zekasıyla barışçıl, adaletli, doğaya yakın karakteriyle yürüttüğü ideolojik mücadeleyi, feminizmin evrensel çabalarıyla da birleştirerek, özgürlük, eşitlik ve demokratikleşme mücadelesinde belirleyici rol oynamaya her zamankinden daha fazla iddialı ve ısrarlıdır.

KJB

Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah Öcalan’ın yeni bir örgütlenme modeli olarak kadının gündemine koyduğu Yekitiya Jinen Azad ( YJA-Özgür Kadın Birlikleri) örgütlenmesi gerçekleşen 1. KJB kadın özgürlük kurultayında ortaya çıkan sonuçlar temelinde oluşturuldu...

YJA

YJA (Yekitiya Jina Azad) 20-24 Haziran tarihleri arasında Medya Savunma Alanlarında 100 delegenin katılımıyla 2. Konferansını gerçekleştirdi. ‘Azadiya Reber APO Azadiya Jine ye’ şiarı altında gerçekleşen Konferans, Kürdistan’da silahlara karşı taş...

YJA-Star

Kürdistan kadın özgürlük hareketinin meşru savunma gücü olarak tanımlanan YJA STAR (Yekiniya Jinên Azad-Star), kadının meşru savunma temelinde örgütlenmiş ve teknik olarak donanmış askeri bir yapılanma. Kürdistan meşru savunma gücü olan Halk Savunma Güçleri...

© 2018 PAJK Partiya Azadiya Jin a Kurdistan