Değerlendirme

Dicle TEKMAN

Günümüzde kadına yönelik şiddet evrensel bir sorun haline gelirken, bu sorun savaşlarla daha da yaygınlaşarak bir kültür haline dönüşmüştür. Savaşa ilişkin tanımlamalar çok yapılır ve hatta savaş dışında bir yaşamın ya da düzenin sağlanamayacağına toplumlar inandırılır. Çünkü her yerde savaş üzerine kurulmuş, savaşa endekslenmiş bir yaşam ve sistem söz konusudur. Genelde beş bin özelde ise beş yüz yıldır iktidarın temel bir aracı olan şiddet günümüzde artık meşru bir konumu arz etmekte, özellikle kadına dönük şiddet erkek egemen zihniyet ve onun kurumları – devlet, aile, vs.- tarafından stratejik olarak dizayn edilmektedir. Bugün şiddete uğramayan neredeyse hiçbir canlı kalmamıştır. Doğa-evren tümüyle savaş ve şiddet politikaları altında can çekişmektedir.

Şiddet ve savaş kavramları son derece kapsamlı kavramlar olmaktadır. Konumuz gereği kavramların daha iyi anlaşılması açısından kısada olsa insanlık tarihini incelemek daha anlaşılır ve öğretici olacaktır. Günümüzde yaşanan tüm sorunların bütün gerçekliği ve nedenleri ile öğrenmek ve çözüm geliştirmek istiyorsak, dönüp bakacağımız yer tarihin kendisi olmaktadır. Dolayısıyla tarihimizi doğru bilirsek, bugünümüzü ve geleceğimizi de doğru bilir ve doğru temellerde mücadele ederek, demokratik, özgür yaşamı inşa edebiliriz.

Zînê AGİRΠ

Etik ve estetik değerleri tarih boyunca sürekli birbiriyle ilişki içinde olmuştur. Başlangıçta felsefe disiplinlerin içinde yer alan bu iki bilim dalı, daha sonra felsefeden ayrılarak kendi kavramlarını oluşturmalarıyla ayrı bir bilim olmuşlardır. İnsanların bir yaşamı tasarlarken, etik ve estetik kavramlarına başvurmaları da bu iki disiplinin yoğun birlikteliğini bize açıklamaktadır. Çünkü etik ve estetik değerler alanının bütününü oluşturur ve her ikisi de aynı kategorileri sorgular.

Örneğin; Etik, ‘eylem’, ‘en yüksek iyi’, ‘mutluluk’ ve ‘erdem’ gibi kavramları; Estetik ise, ‘doğru’, ‘güzel’ , ‘iyi’, ‘yüce’ gibi kavramları konu edinir. Etik ve estik kavramı birbiriyle birlikteliği kadar toplumla da ciddi bir birlikteliği vardır. Bu açıdan bakacak olursak, yeni bir toplumsal dönüşüme gidilirken ve bu toplumsal inşanın üzerine oturtulacağı temel tarihsel değerler bütünü ortaya konulurken, toplumu toplum yapan temel değer yargılarının neler olduğunun iyi tespit edilmesi önemlidir.

 Jiyan LAVA

Kapitalist modernite güçleri uzun yıllardır Ortadoğu’yu kendi çıkarları doğrultusunda biçimlendirmeye çalışıyorlar. Aynı batılı egemen güçler Ortadoğu ülkelerin de kendi çıkar politikalarını halklara karşı en acımasız ve baskıcı tarzda dayatacak hükümetler ve rejimler yarattı. Bu batılı egemen güçler Ortadoğu’ya dönük bu savaş politikalarıyla hem Ortadoğu’nun tüm kaynaklarından yararlanıyor hem de hem de kâra dayalı kapitalist sistemlerine karşı tehlike oluşturmayacak ve denetiminden çıkmayacak bir Ortadoğu oluşturma çabasındalar. Kapitalist güçlerin tüm çabası Ortadoğu kaynaklarını kendi tekeline almaya yöneliktir.

GERİLLA KALEMİNDEN

Şengal, Güneşin ve Ateşin kıblegahı. Mezopotamya’nın en eski halkı, Ezidilerin hiç sönmeyen yaşam ocağı. Ateşle uyuyup, güneşe uyanan bir halkın direniş kalesi…

Her akşam ufukta kaybolan, her sabah doğuda yükselen güneşin Berbıroj aşığı Şengal!

Ateş, Güneş, Ezidiler, Şengal, Laleş…  Ölüm ile yaşam arasındaki ince çizgide yükselen bir halkın tarihsel direnişi! 

Ocakta sönmeyen ateş, gökte batmayan güneş aşkına, 72 Fermana direnerek kendini var eden, inancından, onurundan, kimlik ve kültüründen en ufak bir ödün vermeden açlık ve susuzluktan ölmeyi, her türlü imkansızlığı yenmeyi göze alarak dağlara çıkan bir halkın direniş destanı tarihe not bırakıyor bugünlerde. Bu direnişin adı 73. Fermana Ezidi halkının başkaldırısıdır, onuru, mücadelesidir.

GERİLLA KALEMİNDEN

Ortadoğu’da zamanın evrensel ve yerel gelişmelerine bağlı olarak geliştirdiği bir kaos sürecini yaşanmaktadır.  Herkesin kaderi bu kaostan nasıl bir çıkışı gerçekleştireceği ile bağlıdır. Kürtler açısından Önderliğimizin 20. yüzyılın sonlarında geliştirdiği Kürdistan Özgürlük Mücadelesi ve yeni paradigmamız Ortadoğu’nun kaderini değiştirmiştir.  Emperyalizmin sömürge yapma gerçeğine karşı tüm halkların özgürlüğünü esasa alan bir Ortadoğu projesi gelişen Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesi (KUKM) ile adım adım geliştirilmiştir. Bugün Ortadoğu’da yeniden bir yapılanma süreci başlatılmıştır. Bu sürecin gidişatını belirleyen temel güçlerin bir tarafından Önderliğimizin “Demokratik Ulus” projesi olurken diğer taraftan dünyanın hegemon güçlerinin bölgede merkez konumuna getirilen bir devletin etrafında yüzlerce ulus devlet projesi çatışmaktadır.

KJB

Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah Öcalan’ın yeni bir örgütlenme modeli olarak kadının gündemine koyduğu Yekitiya Jinen Azad ( YJA-Özgür Kadın Birlikleri) örgütlenmesi gerçekleşen 1. KJB kadın özgürlük kurultayında ortaya çıkan sonuçlar temelinde oluşturuldu...

YJA

YJA (Yekitiya Jina Azad) 20-24 Haziran tarihleri arasında Medya Savunma Alanlarında 100 delegenin katılımıyla 2. Konferansını gerçekleştirdi. ‘Azadiya Reber APO Azadiya Jine ye’ şiarı altında gerçekleşen Konferans, Kürdistan’da silahlara karşı taş...

YJA-Star

Kürdistan kadın özgürlük hareketinin meşru savunma gücü olarak tanımlanan YJA STAR (Yekiniya Jinên Azad-Star), kadının meşru savunma temelinde örgütlenmiş ve teknik olarak donanmış askeri bir yapılanma. Kürdistan meşru savunma gücü olan Halk Savunma Güçleri...

© 2018 PAJK Partiya Azadiya Jin a Kurdistan