Değerlendirme

GERİLLA KALEMİNDEN

Devlet ulusu, kapitalist modernitenin darboğazını oluşturuyor. Bu darboğaz halklar için katliam, inkar ve soykırım üretmeye devam ediyor. Klasik ulus -devlet politikaları, daha fazla rant ve sömürü için süreklileşen küresel kriz ve kaosu, dünya insanlığı için bir yaşam biçimine dönüştürmek istiyor. Yanı başında günde kaç insanın öldüğü haberinin dinleyen-izleyen üzerindeki etkisi bir dakikayı aşmıyor. ABD Irak’tan çekildiğinde; günlük olarak onlarla ifade edilen ölü sayısı, yüz binlerce insana ulaşmıştı. Devlet bu topraklarda doğdu, büyüdü, erginleşti, ancak ulus-devlet Avrupa’da doğdu ve hızla yaşlandı. En genç temsilini ABD yapıyor. İnsanlığın devlet ve iktidardan çektiği acı ve zulmün binde birine tanıklık etmeyen ABD, küresel finans kapitalin çıkarları doğrultusunda fırtına gibi esiyor. Bu fırtınadan en çok etkilenen Ortadoğu coğrafyasıdır.

Mizgin Şoreş

Hakikatimizi ne zaman kaybettik? Kim olduğumuzu biliyor muyuz? İçinde yaşadığımız evreni nasıl tanımlıyoruz?

Sorular daha da çoğaltılabilir… Ama en can alıcı soru ben kimim sorusu olsa gerek. Evrenin ilk oluşumundan itibaren aslında bütün çaba hakikati aramaktı. Âdeta bütün oluşumlar sanki hep birlikte bu oluşuma anlam vermek için büyük bir arayış içindeydi. İlk atom parçacığıyla başlayan hakikat yolculuğu milyonlarca parçacığın özgür seçimiyle muhteşem çeşitlilikte bir evren bıraktılar bize. Ne kadar çok çeşitlilik o kadar özgürlük! Her bir parçacıktan yeni bir yaşam! Muhteşem bir yaratım.

Rumet Merdin

Dincilik, bilimcilik, miliyetçilik ve cinsiyetçiliğin en ağır baskı araçları olarak uygulandığı yer İran İslam Cumhuriyeti olmaktadır. Sıcak savaşların kadın, çocuk ve doğa üzerindeki yıkıcı tahribatları bilinmektedir. Fakat erkeğin kadına karşı yürüttüğü sinsi savaşın sonuçları bu tahribatları kat be kat fazlalaştırmaktadır. Kadının cinsiyetinin kontrol altına alınması evlilik ritüeli yolu ile yapılmaktadır. Ve bu toplumsal kanser üretim yeri olan evlerde yani ataerkil aile biçiminde kadına karşı erkeğin erkekçe hakları sergilenmektedir. Bunlar dövme hakkı, tecavüz, taciz hakkı, öldürme hakkı, yaşamın her alanını sınırlama ve en son öldürme hakkı da dahil hastalıklı egemen erkek tutumunu meşru gören yaklaşımlardır.

Zînê Agırî

Tecavüz kelime anlamı ‘zorla ele geçirme’ olarak tanımlanır. Ne tesadüftür ki Arapça’da devlet de ‘zorla ele geçirme’ yani tecavüz anlamına gelmektedir. Bu tanımlamadan da anlaşılacağı gibi devlet ve tecavüz bir gasp ve baskı aracı olarak ortaklaşırlar. Daha açık söylersek devlet en kurumsallaşmış egemen erkeği ifade eder. Bu egemen erkek, en fazla da cinsellik alanında geliştirdiği iktidar ilişkisi ile kadın üzerinde her türlü hakka sahip olmaktadır. Öldürme hakkı da dâhil kadına dair elde edilen tüm bu haklarla kadınlar her gün ölümden beter bir yaşam ve ilişkiye mahkûm bırakılmaktadır. Peki, tüm dünyada salgın gibi her geçen gün daha da fazlalaşan kadın katliamlarını, tecavüzü (Tecavüz derken sadece cinsellik anlamıyla bir tecavüzden değil, kültürel, ekonomik hem de sosyal yani hayatın her alanındaki tecavüzden bahsediyorum) yapan erkekler, bunu niye ve kimin adına yaptıklarının farkında mıdırlar?

Rumet Merdin

Dincilik, bilimcilik, miliyetçilik ve cinsiyetçiliğin en ağır baskı araçları olarak uygulandığı yer İran İslam Cumhuriyeti olmaktadır. Sıcak savaşların kadın, çocuk ve doğa üzerindeki yıkıcı tahribatları bilinmektedir. Fakat erkeğin kadına karşı yürüttüğü sinsi savaşın sonuçları bu tahribatları kat be kat fazlalaştırmaktadır. Kadının cinsiyetinin kontrol altına alınması evlilik ritüeli yolu ile yapılmaktadır. Ve bu toplumsal kanser üretim yeri olan evlerde yani ataerkil aile biçiminde kadına karşı erkeğin erkekçe hakları sergilenmektedir. Bunlar dövme hakkı, tecavüz, taciz hakkı, öldürme hakkı, yaşamın her alanını sınırlama ve en son öldürme hakkı da dahil hastalıklı egemen erkek tutumunu meşru gören yaklaşımlardır.

KJB

Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah Öcalan’ın yeni bir örgütlenme modeli olarak kadının gündemine koyduğu Yekitiya Jinen Azad ( YJA-Özgür Kadın Birlikleri) örgütlenmesi gerçekleşen 1. KJB kadın özgürlük kurultayında ortaya çıkan sonuçlar temelinde oluşturuldu...

YJA

YJA (Yekitiya Jina Azad) 20-24 Haziran tarihleri arasında Medya Savunma Alanlarında 100 delegenin katılımıyla 2. Konferansını gerçekleştirdi. ‘Azadiya Reber APO Azadiya Jine ye’ şiarı altında gerçekleşen Konferans, Kürdistan’da silahlara karşı taş...

YJA-Star

Kürdistan kadın özgürlük hareketinin meşru savunma gücü olarak tanımlanan YJA STAR (Yekiniya Jinên Azad-Star), kadının meşru savunma temelinde örgütlenmiş ve teknik olarak donanmış askeri bir yapılanma. Kürdistan meşru savunma gücü olan Halk Savunma Güçleri...

© 2018 PAJK Partiya Azadiya Jin a Kurdistan