İMRALI'YA UZANAN ELLER

Yazdır
Kategori: Gerilla
Çarşamba, 20 May 2015 tarihinde oluşturuldu

GERİLLADAN

Çok uzun sonu olmayacakmış gibi görünüyor yürüyüşlerimiz. Bu yürüyüşlerimizde onlarca insan ve sonra artarak yürüyoruz. Yüzlerce olup yürüyoruz. Bir önceki gün yürüyoruz. Belki geçtiğimiz yerler farklı ama hayır sadece işin farklılığı bu olmamalı.

Her gün Kürdistan’ın bir başka dağ, ova havasını soruyoruz. Her karışında toprağa düşen tohumları var bahara ürün vermek için ve daha nice nice düşünceler. Sonra… Kapanan iki çift göz. Artık bambaşkasın duygular deminde, benden ayrı.

Karanlıktı her taraf ve ani beliren bir ışık. Önce masa, bir sandalye üstünde Kürdistan gülleri, tekrar kararıyor etraf, çok karanlık nereye gitti? Masa, sandalye, güller! Ruhum yine arayışlarda. Evet, çok derinliklerde. Yine bir o ışık, bir nokta kadar büyüyor, kaybolandan daha parlak. Masa Kürdistan gülleri. Bu sefer üstünde bir çift el. Ellerden kollara ve daha yukarıya gidiyor. Gözlerimi beliren bu vücut nereden bu kadar kamaştırır gözlerimi. Bu şahin bakışlar hiç mi tanıdık değil… Ama tanımayan o değil. Tanıdıkça ürküyor, beni İştarlara kadar götürüyor. Sonra uzun saçları örüklü

Zincirlere bağlı görüyorum kendimi. Zincirler sıkıyor ellerimi, ayaklarımı, boynumu. Bak nasılda kanıyor. Biri tutmuş zincirlerimi çekiyor arkasından, sürükleniyorum.

Kim bu? Ne istiyor benden?

Oysa ben, değil miydim toprağa tohum veren, bin bir bereketiyle sofraya sunan, ben değil miydim, sevgiyle ateşi veren, yaşarken dağ başlarında, dört ayaklarıyla, kendi ayakları üzerinde ellerini kullanmasını öğreten ben değil miydim… Taşlarla örülü dört taraf, kapalı açık kapısı. Yakınlaştığımız yer neresi? Ne kadar da doğadan ayrı, yoksa bana zindan burasıymış?

Çekiliyorum, sürükleniyorum, kapı içeri atılıyorum. Karanlık oda da kapanıyor, kör olası kapı, dışarıda gürül gürül akan bir dünya.

Ne o… Yanı başımda kapatılan birkaç kişi daha. Dışarı çıkarıyorlar beni. Örüklü saçlarım kesilmiş, bir ambalajın kapağında pazardaki arabanın direksiyonunda.

Birden bir işçi mitinginde fabrika işçisiyim. Yanı başımda Rosa Lüksemburg ve daha birçok kadın. Tarihler 8 Martı gösteriyor.

Yine şimşek hızıyla bedenden ayrı ruha döndüm. Şahin bakışlar bana dikili. Birde Urfa’daki Halfeti köyünde 12 yaşında, yaşlı birisine pazarlanmıştım…

 Bu gözler sanki acıyordu halime, dahalarıda vardı benim gibi. Utandım…

 Boynum bükülü önde. Uzun sürmedi. Şahin bakışlar beni cesaretlendiriyor. Dön ve bir ‘dününe, diğer    gününe korkma, yalnız değilsin’ diyor. Üstüne yürü kır zincirlerini.

Zilan’laş, Sema’laş, yüreğin kuşlar gibi, özgür Sema’ya doğru.

Bak şimdi; Dağda, ovada, şehirde, köyde, sokakta, evde, grevde, barış anası olup

Çığlık, çığlığayım.

Tanıdım seni ey yüce İNSAN!

Dağlara çevirdin yüzümü, umut oradadır dedin. Soğuk namlulara dokundu yanağım. Dost oldum, düşman oldum ama! Eksilmedi yürekteki kor ateşleri… Yandı Newroz ateşleri gibi. Savaşçıyım senden geri, savaştırdın gerilikleri. Beni, Zeus’u indirttin göklerden, bir benden içeri benle.

Artık almalıydım elime kalemi, deftere yazmalıydım. Seni tarihe anlatmalıyım, insanlığa, çirkinliğe, yeşile incitmeyene, toprağı yaralamayana dönüştürmeliydim. Yüzleri, gözleri, güneşe çevirmeliydim, dinletebilmeliydim sözlerini, savaştaki barışa ulaştırmalıydım, kaba şiddet uygulayıcılarına. Ve…

Yine örüklü saçlarıyla elimde meyve sepeti sana, güneşe doğru yöneliyorum. Bana komünistçe bıyık altından gülümseyişin güven veriyor, duruşuma, adımlarıma.

İki çift elin dürterek ‘heval nöbetçisin’ sözleriyle ruhu bedenle buluşturdum.

Seni birkaç saatte olsa, İMRALIYA uzanıp düşler dede olsa, yaşamak, bitmeyecek gibi görünen yollara, pusulu yürüyüşlere güç oldu BAŞKANIM.

İMRALI’YA uzanamayan beden de olsa, demir parmaklıklarını yüreklerimizin potasında erittik. İlk tanrı tanrıçadır. Kendini patlama eylemleri, büyüyen duyguların, büyük eylemleridir. Kendi küçük duygularını yaşamak isteyenlere bu eylemler, büyük birer tokattır. Bu kızların eylemi üzerine düşünmek gerekir.

KJB

Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah Öcalan’ın yeni bir örgütlenme modeli olarak kadının gündemine koyduğu Yekitiya Jinen Azad ( YJA-Özgür Kadın Birlikleri) örgütlenmesi gerçekleşen 1. KJB kadın özgürlük kurultayında ortaya çıkan sonuçlar temelinde oluşturuldu...

YJA

YJA (Yekitiya Jina Azad) 20-24 Haziran tarihleri arasında Medya Savunma Alanlarında 100 delegenin katılımıyla 2. Konferansını gerçekleştirdi. ‘Azadiya Reber APO Azadiya Jine ye’ şiarı altında gerçekleşen Konferans, Kürdistan’da silahlara karşı taş...

YJA-Star

Kürdistan kadın özgürlük hareketinin meşru savunma gücü olarak tanımlanan YJA STAR (Yekiniya Jinên Azad-Star), kadının meşru savunma temelinde örgütlenmiş ve teknik olarak donanmış askeri bir yapılanma. Kürdistan meşru savunma gücü olan Halk Savunma Güçleri...

© 2017 PAJK Partiya Azadiya Jin a Kurdistan