İŞİD KİME HİZMET EDİYOR?

Kategori: İnceleme
Pazar, 22 Haziran 2014 tarihinde oluşturuldu

Tekoşin OZAN

Bölgemizde son dönemlerde en fazla basına yansıyan görüntüler, kara bayraklı, sakallı, kafaları ve yüzleri kara bezlerle kapatılmış, elleri silahlı adamlar. Konvoylar halinde giden arabaların üstünde zafer naralarıyla bağırırken, etraflarına özellikle korku salmaya çalıştıkları belli. Sanki hortlamış ölüler, ölümü hakim kılmaya gelmişler. Yaşama-varoluşa karşı karanlığı, ölümü getirmeye çalışıyorlar. Görüntüler de hiç renk yok, insani bir davranış yok. İnsan aklının almakta zorlandığı, tüyleri diken diken eden manzaralar ard arda sıralanıyor. Toplu infazlar, sırf keyfi bir seçim üzerinden yoldan geçen arabaların taranarak kadınların, yaşlıların, çocukların öldürülmesi, çocukların ellerine verilen satırlarla kesilen başlar, ele geçirilen şehirlerde birçoğu tarafından tecavüze uğrayıp intihar eden kadın haberleri, Müslüman olmayan çocukları bile kıtırkıtır doğrayan erkekler... İslam adına hareket eden bu adamlar insanlığın sonunun geldiğini mi söylemek istiyorlar bize? Kıyamet öncesi gelmesi beklenen ecüc-mecücler biziz mi demek istiyorlar? İŞİD kendisini bir kıyamet alameti olarak gösterip, korku dünyası yaratmaya çalışıyor

.

Ele geçirdikleri yerlerde getirdikleri ilk baskı kuralları kadınlara yönelik. Kadınların tek başına dolaşması yasak. Makyaj yapması ve tabi çarşafsız dolaşması yasak, eğim görmesi yasak, araba kullanması yasak. Ama buna karşılık İŞİD çetelerinin girdikleri her şehirdeki kadınlara tecavüz etmesi serbest, cihatçılara cinsel açıdan hizmet etmek üzere kadın kampları oluşturmak serbest. Tabi bu serbestiler da kadın katliamının birer yöntemi. Onların elinden kurtulmak için ya da ellerine düşüp tecavüze uğradıktan sonra intihar eden kadınların sayısı çok fazla.

Bu canavarı kim yarattı? İŞİD İslamiyet’in neresinde duruyor? Kime hizmet ediyor? Nasıl oldu da bu kadar yıkıcı bir güç oluştu. Nasıl oluştu? Nereden beslendi.

İslam’ın en dogmatik akımının bile sınırında duran İŞİD örgütü esas ta Selefi gelenekten geliyor. Selefi akım; İslamiyet içerisindeki akılcılık mı? Geleneklerin aktarımı mı? çelişkisinde akılcı yöntem ve yorumları ret eden aktarımcı akıma dayanır. İslamiyet’in ilk üç kuşak tarafından en doğru biçimde yorumlanıp yaşanıldığı, onların her davranışının örnek alınması ve taklit edilmesi biçiminde İslamiyet’in en yalın halinin yaşanacağı iddia edilir. İnsan aklı ve iradesi ret edilmekle kalınmaz, gaflet ve ihanete götürecek kadar tehlikeli bulunur. Yani günümüz insanlığının dine ihanet etmemesi için düşünmemesi, yorumlamaması, iradi duruş sergilememesi sadece aktarılanları uygulaması istenir. Buna karşı çıkan, Kuran’ı, Sünneti ve hadisleri günümüze uyarlayarak yorumlayan ve dinin felsefi alt yapısını tanımlamaya çalışan din alimlerine bile çok ciddi baskılar yapmış, sürgüne göndertmiş ya da saldırı düzenlemişlerdir. Selefiler geçmişin taklidine o kadar kilitlidir ki, Muhammed’in yediğine dair kanıt bulunmayan meyveleri bile yemeyen, geçtiği yollarda yaptığı hareketleri o yoldan geçerken aynen taklit eden, kullandığı sözcükleri olduğu gibi kullanan din alimlerini yüceltirler. İnsan iradesi ve insan aklının küçümsendiği ve ret edildiği bu pencereden bakınca İŞİD’ in akla hayale sığmayan insanlık dışı vahşetinin de bir ölçüde anlaşılması mümkün olabiliyor. Bütün selefiler aynı değildir kuşkusuz. Ama en uç noktası da olsa İŞİD, insanın ve İslamiyet’in hakikatine aykırılığın bariz bir göstergesi durumunda. Bunlar bin beş yüzyıl öncesinde yaşamayı esas alıyorlar. İslamiyet, çıkış aşamasında gerçekten böyle miydi o ayrı bir tartışma konusu.

Diğer taraftan İŞİD’ in ve benzeri örgütlerin Mevcut Ortadoğu kaosundaki hareket tarzlarını sadece Selefi gerçeğiyle de değerlendirmek doğru olmaz. Son kuşak selefi örgütler emperyalist güçlerin doğu ülkelerine yönelik sömürgeci uygulamalarına karşı İslami kimlikle direnme temelinde örgütlenseler de mevcut durumda İŞİD ve benzeri örgütlerin bölgenin siyasal ve ekonomik olarak en güçlü ülkelerine bağımlı oldukları gibi (Katar, Suudi Arabistan, İran ve Türkiye’nin bu örgütlerle ilişkileri birçok kez açığa çıkmıştır) ABD gibi batılı hegemon güçlerle de yakın temas içerisinde oldukları bilinmeyen bir şey değil. Bu durumu İŞİD gibi örgütler geçici, dönem çıkarlarına yönelik ittifaklar olarak tanımlarken, aklı ve iradeyi ret eden bir yapıya sahip olan bu hareketlerin yönlendirilmesinin zor olmadığı açık. Yerel ve batılı hegemon güçler bu Selefi örgütlerle yerel statükoları parçalıyor ve kendi yollarını temizliyor. Durumun giderek sunni-şii savaşına dönüşmesi de bu oyunun bir parçası.  Oluşan vahşet tablolarının, Kürt, Ezidi, Hıristiyan, Şii, hatta Arap halklarının büyük katliamlara maruz kalmasının çok da önemsendiği söylenemez. Politik manevralarına malzeme olarak kullanmaya ihtiyaçları olmadığı sürece. İŞİD ister aklını kullanarak ister kemerlerinde taşıdıkları uyuşturucuların etkisiyle olsun tamamen hegemonyanın amaçlarına göre ilerliyor. Aksi takdirde hegemonya merkezlerinden ziyade neden batının temel müttefiklerinden beslenip temel hedef olarak gördüğü devletlere yönelsinler. ABD, selefi akımının yönlendirilmeye açık yanlarından da faydalanarak İŞİD gibi örgütleri kiralık katil haline getirmiş durumda. Şimdiden sorulması gereken sorulardan biri şu; ABD’nin bu çete gruplarıyla işi bitince ne olacak?...

KJB

Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah Öcalan’ın yeni bir örgütlenme modeli olarak kadının gündemine koyduğu Yekitiya Jinen Azad ( YJA-Özgür Kadın Birlikleri) örgütlenmesi gerçekleşen 1. KJB kadın özgürlük kurultayında ortaya çıkan sonuçlar temelinde oluşturuldu...

YJA

YJA (Yekitiya Jina Azad) 20-24 Haziran tarihleri arasında Medya Savunma Alanlarında 100 delegenin katılımıyla 2. Konferansını gerçekleştirdi. ‘Azadiya Reber APO Azadiya Jine ye’ şiarı altında gerçekleşen Konferans, Kürdistan’da silahlara karşı taş...

YJA-Star

Kürdistan kadın özgürlük hareketinin meşru savunma gücü olarak tanımlanan YJA STAR (Yekiniya Jinên Azad-Star), kadının meşru savunma temelinde örgütlenmiş ve teknik olarak donanmış askeri bir yapılanma. Kürdistan meşru savunma gücü olan Halk Savunma Güçleri...

© 2018 PAJK Partiya Azadiya Jin a Kurdistan