JİNEOLOJİ KONFERANSINDAN NOTLAR

Yazdır
Kategori: Jineoloji
Çarşamba, 10 Haziran 2015 tarihinde oluşturuldu

Avaşin ADAR

Jineoloji, bilgiyi temsil ettiğine inanılan yasak elmalı cennetten, Pandora’nın merakından ve uğursuz baykuşlar diyarlarından sürüle sürüle bugüne gelen kadınca bilgeliklerin ve hakikatlerin büyüsünde, kadınca yeniden bilme eylemine durmaktır. Bilim, kadının ilk toplumsal eylemidir. Keşif ve buluşlar ilk önce kadın eliyle tanımlanmışlardır. Jineoloji, bir kadın ve yaşam bilimidir. Sistem karşıtıdır. Kadını esas çıkış noktası olarak ele alır. Tarihi, ekonomiyi, felsefeyi, dili vb. anlamak istiyorsak yaşama kadınca bakmak zorundayız. Zihinsel akışın, toplumla bağı kopartıldığından beri bilimle insanlar arasına, en çok da bilimle kadın arasına kalın duvarlar girdi. Tarihin en büyük ironilerinden birisi de kadının yarattığı bilimin, en çok da gelip kadını vurmuş olmasıdır. Jineoloji, bu duvarların yıkılması için kendisini örgütleyen kadın bilimidir.

Jineoloji 1. Kadın konferansı 120 kadın delegenin katılımıyla gerçekleştirildi. Öncelikle bu konferans bütün kadınlara kutlu olsun. Bu düzeydeki bir iddia ve çıkışın, kadının en zayıf görüldüğü bir alan olan bilimsel alanda yapılmış olması konferansı daha da anlamlı kılmaktadır. Her tanımlama, kategori ve genellemelerin kendi içinde bir anlam kaybı ve sınırlama yarattığını bilerek de olsa Jineoloji’yi tanımlamaya çalışalım. Jineoloji kısaca kadın bilimi demek. Yaşama, bilime, topluma, olay ve olgulara kadınca bir bakış, kadınca düşünüş anlamını taşıyor. Kadınca düşünüş ne demek? Kadının derin, sezgisel ve akışkan yaratıcı zihniyle bakabilmeyi öğrenebilmektir. İktidarcı erkek zihniyetinin kadında yarattığı tahribatları giderebilmektir. Jineoloji, toplumsal tüm alan ve inşa edilmiş kurumlarda tek ‘akıl hocası’ olan erkek düşünüşüne karşıdır. Soğuk akılların; pozitivist düşünce sapmalarını, doğru ve ispatlanmış kanun hükmünde düşünceler olarak insanlara aşılamasına karşı Jineoloji, bir de dünyaya kadın gözüyle bakalım demektedir. Zihniyetlerde devrimin şart olduğunu haykırıyor Jineoloji. Bilimin binlerce yıllık bir kadın emeğinin ürünü olduğunu ispat ediyor. Kadının icatlarıyla gelişen Ana-kadın toplumu, insanlığa armağan ekonomisinden bahseder. Mantıksız ve kendi çıkar hesaplarını ‘ulaşılmaz akıl’ olarak sunan devletçi hiyerarşik sistemlere karşı komünal bir paylaşım toplumu önerir. Tarihte binlerce yıl böyle bir toplumun yaşadığını hatırlatır.

Jineoloji 1. Konferansının; kadın bilimini, felsefesini, birikimini, daha görünür kılmak, bu mirası daha güçlü temelde örgütleyerek geliştirmek amacıyla ufuk açıcı bir rol oynayacağı rahatlıkla söylenebilir. Birçoğumuz belki de bilinen ezberlerin dışına fazla çıkamamışızdır. Ezber bozucu olmak için, kadının, ‘Kendini Bil’ ilkesinden yola çıkarak toplumsal öncülük rolüne tekrar kavuşması gerekiyor. İnsanlığın ortak değerleri erkek aklının gazabına uğrayarak iğdiş edilmiştir. Kadın bilimciliği, sanatı ve felsefesinin tekrar yorumlanarak yeni bir sosyal bilim çatısının örülmesi gerektiği Jineoloji’nin vurguları arasındadır. Zihniyetlerde yaratılacak devrim, yok sayılan kadın aklının aslında ne kadar da toplumsal aklın yaratıcı gücü olduğunu ortaya çıkaracaktır. Kategorik, modernist, pragmatik bilimciliğin dünyayı getirdiği nokta ve çalan tehlike sinyalleri, kadın eksenli bir Doğu Aydınlanmasının ne kadar hayati olduğunu göstermektedir. Erkek aklının kurbanları, doğadan, yaşamın sihrinden kopuşun bedelini ödercesine, yürek ve akıl ayrılığının yasını tutmaktadırlar. Jineoloji bu adı konulmamış matem halinden çıkışın cesaret ve özgüvenini vermektedir kadınlara.

Jineoloji Konferansı, bu temelde kadınca düşünüşün muazzam birikimini gözler önüne seren bir konferans oldu. Sistemi, en can alıcı silahıyla yani kadın aklıyla çözümledi. Katılımcıların her biri bu aydınlanma ortamından aldığı moral ve coşkuyla tartışmalara katıldılar. Derin sohbetler açıldı. Hiç de alışıla gelen sistemin kuru polemikleri değil, berrak fikirlerin sentezlendiği, yaratıcı sezgisel aklın kaynaştığı bir yaşam paylaşımıydı yaşananlar.

Düşünce, yaşamın tüm hücrelerinde dolaşarak an’da oluşan, oluştukça varlık kazanan canlı bir enerji yapılanması olarak doğru temelde ele alındığında dünyayı, evreni değiştirecek güçtedir. Kapitalist modernite sisteminin olgucu ve parçalayıcı bilim sistemleri bütünselliğe büyük bir darbe vurmuştur. Bütünden koparılan tikellik ya da tekillik, evren-doğa ilişkisini de muazzam çarpıtmıştır. Bütünsellikten, evren-doğa-toplum-birey diyalektiğinden kopmak demek, varoluşunun parçalanması, bununla bağlantılı zihin ve duygunun da birbirinden beslenemeyerek katılaşmasını doğurmuştur. Sistemin yarattığı en büyük tehlike bu anlayıştan beslenmektedir. Bu tarihi yanlış, bilinçli ve sistemlice yürütülen bir politika olarak toplumsal bunalım çağının da ilanı olmuştur. Jineoloji bu tehlikeye dikkat çekerek bilimin krizli halinden kurtarılması gerektiği, düşünce ve yaratım gücünün herhangi bir kodlanmaya izin verilmeden, kendi öz diyalektik akışına kavuşmasının çabasını verme iddiasındadır.

Jineoloji, tarih boyunca hakim ve iktidarcı paradigmaların gölgesinde kalan bilim, etik, estetik, toplumsal projeler ve felsefe gibi alanların, kendi bağımsız ve özgürlük arayışçısı, hakikat bilgeliklerine dönüşünü tanımlar. Aynı zamanda tanrıça bilgelikleri ve hakikat arayışçıları izinde çağdaş bilgeliklere ulaşılacağının duyurucusudur.

Tarih nelere tanık olmadı ki! Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, kadının kölelik tarihi yazılmamıştır, özgürlük tarihi de yazılmayı beklemektedir diyor. Kadının olmadığı bir tarihin hiçbir bilimselliği, etiği, doğruluğu olamaz. Jineoloji, özgürlük değerlerinin, direnişin, kadının öncü rolünü ortaya çıkaran yeni bir tarih felsefesi ve bilimini yaratacaktır. Özgürlük mücadelesinin toplumdan gizlenen kadın yüzlerini duyuracaktır herkese. Örneğin ekonomi alanının üretim gücü ve paylaşımcı komünal özüyle tekrar buluşmasını sağlayacaktır. O yüzden de heyecan verici ve yapıcıdır. Ekonomi diye tarif edilen,  sistemin para oyunlarına kimse mahkum değildir. Jineoloji, en doğal ve eşitlikçi bir toplum modelinin bir ütopya olmadığını bilerek kadınları ekonomik hamle ve inşa sürecine de çağırıyor. Kadın, tüm yapıcılığı ve toparlayıcılığıyla, kadının düşünce gücünü bilim alanına akıtacak bir ortaklaşma alanı olarak Jineoloji’de kendisini örgütleyecektir. Aynı zamanda Doğu’nun kadın mirasına işaret ederek, tüm dünya kadın mirasını da ortak değer olarak kabul ediyor.

Konferans, toplumsal şiddet sarmalını da sorgulayarak, kadının hedef gözetilip vahşice katledildiği tüm saldırıların arkasında ‘kadın düşmanı’ zihniyetin ve bu temelde inşa edilmiş devlet sistemlerinin olduğunu herkesin görmesi gerektiğini değerlendirdi. Bu temelde, konferansın belirledikleri tespitler ışığında güçlü kadın örgütlenmeleri, akademi oluşturma, dayanışma ve deneyim paylaşımlarını sağlamak için, bir aydınlanma hamlesine gerek olduğu vurgulandı.

Jineoloji 1. Konferansında, ilk günden son güne kadar güçlü bir başlangıç ve iddia düzeyi tüm katılımcı kadın arkadaşlara da yansıyordu. Kadın sezgisel aklının; oryantalist, pozitivist, cinsiyetçi ideolojilerin tahakkümleri altında kaybolmaya yüz tutmuş ve ötelene ötelene köreltilmiş yeteneklerinin gün ışığına çıkartılması başlı başına bir devrimsel hamledir. Ve sonuçları yeni bir dünya kuracak kadar inşacı, hiç olmadığı kadar adil olacaktır. Konferansta bu kararlılık açığa çıkmıştır.

Kadın yoldaşlar topluluğu olarak acılarımızın, sevinçlerimizin, umutlarımızın, cesaretimizin konferansta bulunan ya da bulunmayan her bir kadın açısından Kürt, Türk, Arap, Ermeni vb. olmanın çok ötesinde bir buluşma anlamını içeriyordu. Bunu bir başlangıç olarak kabul edersek, ileride çok daha geniş katılımlı kadın bilgeler topluluğu ya da topluluklarıyla, yeniden bir buluşma gerçekleşmesi kaçınılmaz görünmektedir. Güzellikler ve özgürlüklerin yaşatılıp, korunmasını sağlamak, zihinde, ahlakta ve toplumda yaşanan sapmaların, tükenişlerin, insanlığa da, erkeğe de neler kaybettirdiğini göstermek yine biz kadınlara düşecektir. Jineoloji konferansı, bu çerçevede kadın toplumsallığının, felsefesinin ve düşünce yaratımlarının gücünü birleştiren, kadınca bir yaşamın nasıl yaratılması gerektiğine birçok açıdan ışık tutan bir konferans olmuş, önemli bir moral güç açığa çıkarmıştır. Tüm kadınlara kutlu olsun.

KJB

Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah Öcalan’ın yeni bir örgütlenme modeli olarak kadının gündemine koyduğu Yekitiya Jinen Azad ( YJA-Özgür Kadın Birlikleri) örgütlenmesi gerçekleşen 1. KJB kadın özgürlük kurultayında ortaya çıkan sonuçlar temelinde oluşturuldu...

YJA

YJA (Yekitiya Jina Azad) 20-24 Haziran tarihleri arasında Medya Savunma Alanlarında 100 delegenin katılımıyla 2. Konferansını gerçekleştirdi. ‘Azadiya Reber APO Azadiya Jine ye’ şiarı altında gerçekleşen Konferans, Kürdistan’da silahlara karşı taş...

YJA-Star

Kürdistan kadın özgürlük hareketinin meşru savunma gücü olarak tanımlanan YJA STAR (Yekiniya Jinên Azad-Star), kadının meşru savunma temelinde örgütlenmiş ve teknik olarak donanmış askeri bir yapılanma. Kürdistan meşru savunma gücü olan Halk Savunma Güçleri...

© 2017 PAJK Partiya Azadiya Jin a Kurdistan